g işareti

22
Ağu

Beton Nedir?

beton-g-belgesiBeton; dünyada sudan sonra en çok kullanılan bir malzemedir. Ekonomik olması,
bileşenlerinin doğada bol miktarda bulunabilmesi, dayanımı ve dayanıklılığının yüksek, maliyetinin
düşük olması, işlenebilirliği, yangına karşı direnci, üretiminde az enerji gereksinimi duyması, çevre
dostu, estetik yapıların inşasına olanak sağlayan mühendislik özelliklerinden ve daha birçok özelliği ile
alternatifsiz bir yapı elemanıdır. İlkel şekliyle 5000 yıl kadar önce Mısır Piramitlerinin inşasında, Çin
Seddinin yapımında, Romalılar döneminde pek çok mühendislik yapısında kullanıldığı bilinmektedir.
Bugünkü anlamda beton 1824 yılında portland çimentonun üretilmesi ve 1848’de İngilterede ilk
çimento fabrikasının kurulmasıyla kullanılmaya başlanmıştır. Daha sonra 1903 yılında Almanyada
hazır beton kullanılmaya, 1916 yılında da betonun taşınması için transmikserler kullanılmaya
başlanmıştır.
Bugün ise özellikle kimyasal ve mineral katkıların, liflerin betonda kullanılması ile yüksek
dayanımlı betonlar üretilmektedir.
Bu teknik ve ekonomik üstünlülükleri sayesinde, beton geçmişte olduğu gibi gelecek yıllarda
da inşaat sektöründe en çok tercih edilen ve vazgeçilemez malzeme olma özelliğini sürdürecektir.
Beton; çimento, agrega, su ve gerektiğinde kimyasal ve mineral katkıların uygun oranlarda
ve homojen olarak karıştırılmasıyla oluşturulan, başlangıçta plastik kıvamda olup şekil verilebilen,
zamanla çimentonun hidratasyonu ile katılaşıp sertleşerek mukavemet kazanan bir yapı malzemesidir.
İyi beton; maruz kaldığı yüklere ve çevre etkilerine karşı hizmet ömrü boyunca, fiziksel ve
kimyasal bütünlüğünü koruyabilen, dayanımı yüksek, geçirimsiz betondur. Betonda kalitenin ölçüsü,
basınç dayanımına göre değil, betonun ekonomik ömrü boyunca maruz kaldığı çevre etkilerine ve
yüklere karşı dayanıklılığıdır.
Betonun dayanım ve dayanıklılığı, bir çok parametrenin etkisi altında şekillenmektedir.
• Kullanılan malzeme (Agrega, çimento, su, kimyasal ve mineral katkılar)
• Uygun tasarım
• Su/çimento oranı
• Üretim teknolojisi
• Yerleştirme, Sıkıştırma
• Bakım (Kür)

4
Ağu

Bims Isıl Davranış Testi

bims-isil

13
Tem

G İşareti, G Belgesi Faydaları

G İşareti, G Belgesi Faydaları:
– Ürünün iç piyasaya herhangi bir yaptırım olmadan sunulmasını sağlar,
– Ürünlerin güvenlik ve sağlık açısından temel gereklere uymasını sağlar,
– Ürünün kullanıcı açısından daha güvenli olmasını, hasar ve sorumluluk davalarının azalmasını sağlar,
– Ürün maliyetlerini düşürür,
– İşletme verimliliğinin, pazar payının ve rekabet gücünün artmasına katkıda bulunur,
– İzin ve yetki belgelerinin alınmasını kolaylaştırır.

beton g belgesi

13
Tem

Betonun Piyasaya Arzı

Artık betonda G İşareti olmadan piyasaya ürün arzı söz konusu değildir; dolayısıyla betonda tek zorunlu belge G Uygunluk Belgesi olmuştur.

indir-23 Bunun dışında başlangıç dönemlerinde bilgi eksikliği nedeniyle kamu ihalelerinde standarda  uygunluk belgesinin isteneceği durumlarla karşılaşılması söz konusu olabilir ancak bu durumlarda  ihaleyi açan kurum, standarda uygunluk belgesi veren kuruluşun ismini şart koşamaz.

 G İşareti Yönetmeliğine tabi yapı malzemeleri, zorunlu yürürlük tarihi olan 01.07.2010 den sonra  Bayındırlık ve İskân Bakanlığı tarafından piyasa gözetimi ve denetimine tabi tutulacaktır.

Eğer bir ürün G İşareti taşımadan piyasaya arz edilmişse, üretici Bakanlıkça önce uyarılır, belirtilen süre içerisinde belge alınmaz ise idari para cezası ve ürünün piyasaya arzının durdurulması gibi yaptırımlar uygulanır.

14
May

Agregalarda Granülometri

mqdefault1.  AGREGALARIN GRANÜLOMETRİSİ

Agregaların granülometri bileşimi ile şunu anlıyoruz. Agregayı teşkil eden taneler muhtelif boyuttadır. Fakat aynı bir agrega numunesinde belirli büyüklükteki taneler daima belirli miktarda bulunur. İşte granülometri bileşim bize boyutlan belirli limitler arasında bulunan tanelerin ne miktarda agrega içinde bulunduğunu açıklar. Bu maksatla agregalar üzerinde «granülometri deneyleri» yapılır.

İleride açıklanabileceği gibi bir agreganın granülometri bileşiminin o agregayı kullanarak üretilen betonun özelikleri üzerinde gayet önemli etkileri vardır. Bu itibarla kullanılmadan evvel bir agreganın granülometri bileşiminin muhakkak saptanması gereklidir.

 

1.1. Granülometri Deneyinin Yapılışı

1.1.1 Elekler hakkında genel bilgi

Bir agreganın granülometri bileşimi numuneyi muhtelif eleklerden elemek suretiyle saptanır. Elekler belirli boyutlara sahip; dairesel delikler veya kare şeklinde gözlerden meydana gelmek suretiyle iki değişik tiptedir. Metal levhaların eşit aralıkla delinmesi suretiyle aynı çapa sahip deliklerin meydana gelmesiyle belirli boyutlu bir elek yapılmış olur.

Bu elekte agrega elendikten sonra bir kısım taneler elek üstünde kalacak bir kısmı ise geçecektir. Elek üstünde kalan tanelerin boyutları delik çapı olan (d) den büyük, buna karşılık elekten geçenleri (d) den küçüktür. Tellerin örülmesi sonunda kare şeklinde gözlerin meydana gelmesiyle ikinci tip elekler elde edilir. Bu şekilde yapılmış bir elekteki gözlerin iç boyutlarını (a) ile gösterelim. Böyle bir elekten geçen agrega tanelerinin boyutlarının (a) dan küçük olduğu kesinlikler söylenemez. Zira agrega taneleri küre şeklinde veya benzer şekilde düzgün taneler değildir. Bu bakımdan elipsoit şeklindeki tanelerin karenin köşegen doğrultusunda elekten geçmesi kabildir. Böylelikle dairesel delikli elekle, gözlerden meydana gelen elekler arasında önemli bir fark vardır. Dairesel delikli eleklerle yapılan deneylerde bulunan sonuçlar hakikati daha iyi ifade ettiği yukarıdaki açıklamadan anlaşılmaktadır. Bu konuda yapılmış olan çalışmalarda (a) göz boyutunun karşılığı olan dairesel deliğin (d) çapı arasında şu bağıntının bulunduğu kabul edilmiştir:

1,25a = d

Elek boyutları, diğer bir deyişle delik çapı veya göz boyutu, belirli bir değerden hareket etmek suretiyle geometrik bir serinin muhtelif terimleri olarak hesap edilir. Birleşik Amerika’da ASTM ‘in saptadığı elek serisinde gözün başlangıç boyutu 0,419 mm. olarak alınmakta, bundan sonra gelen boyut (0,149X2) =0,298 mm, bunu izleyen 0,149x2X2=0.569 mm olmakta ve boyutlar bu şekilde artarak saptanmaktadır. Bu durumun bir sonucu olarak,  en küçük boyut, bunu izleyenler sırasıyla  ise bu; değerler arasında şu eşitsizlikler vardır.

<

Agrega tanelerinin küçülmesiyle taneler harç ve beton üzerinde etkilerinin önemi çok artmaktadır. Bu sebepten dolayı küçük boyutlar bölgesinde agregaların bileşimlerinin daha duyarlı bir şekilde saptanması gerekmektedir. Yukarıdaki eşitsizlikler bize bu olanağı sağlamaktadır.

Agregaların granülometri bileşiminin saptanması için her ülkede bir elek serisi kabul edilmiştir. Bizim ülkemizde bu bakımdan tam birliğin varlığı ileri sürülemez. TSE tarafından TS706 ve TS707 de hem ASTM ve eski Alman elek serilerine yer verilmiştir. ASTM ’de gözlerden ibaret bir elek serisi kabul edilmiştir. Buna göre bu seriyi meydana getiren eleklerde göz boyutları (Tablo 1-I) de gösterilmiştir.

b) Eleme işlemi:

Gerekli şartları yerine getiren numune boyutu en büyük olan üstüne konur ve elemeye başlanır. Elekten geçenler boyutu hemen küçük olan elek üstünde toplanır ve bu elekten elenir. Bu şekilde boyutu en küçük olan eleğe kadar hareket edilir. Genel olarak eleme işi özel eleme makineleri ile yapılmaktadır. Bu maksatla bir seri elek en küçük boyuttan başlayarak sıra ile üst üste geçirilir. En üstte bulunan en büyük boyutlu elek üzerine numune konulduktan sonra elek takımı makineye yerleştirilir. Makinenin meydana getirdiği sarsıntı ve sarsma hareketleri sonunda 10-15 dakika içinde eleme işi sona erer.

c) Tartma işi:

Eleme işlemi sonunda her elek üstünde bir miktar malzeme kalmış bulunmaktadır. En büyük boyutlu elek üstünde kalan agrega tartılır. Bu elekten hemen sonra gelen daha küçük boyuttaki elek üstünde kalan, bir üst elek üstünde kalana eklenerek tartılır ve bu işe sonuna kadar aynı şekilde devam edilir. Bu maksatla 0,1 gr duyarlıklı bir terazi kullanılması yeterlidir.

 

1.2. Granülometri Eğrileri Ve Bunların Özellikleri

Bir agreganın granülometri bileşimi en iyi bir şekilde granülometri eğrileri vasıtasıyla ifade edilir. Deney sonuçlarından itibaren granülometri eğrisinin ne şekilde çizilebileceğini bir örnek üzerinde açıklayalım.

10 kg ağırlığında kum ve çakıl karışımı üzerinde Alman elek serisini kullanarak ve 30 m/m. den başlayarak granülometri deneyi yapılıyor. Elek üstünde kalanları birbirine eklemek suretiyle tartıyor ve bulunan sonuçlarını kaydediyoruz. Bu suretle aşağıdaki tablo sütun (2) deki değerleri elde

14
May

Bims Isıl Davranış Testi

bims-isil

14
May

Sertleşmiş Betonun Yoğunluğunun Tayini

photo77.4.1 Kapsam
Bu deney, sertleşmiş betonun yoğunluğunun tayini için yapılır.
7.4.2 Prensip
Sertleşmiş beton numunesinin kütlesi ve hacmi tayin edilerek yoğunluğu hesaplanır.
7.4.3 Cihazlar
7.4.3.1 Kumpas ve cetvel, numune boyutlarını, ±% 0,5 sapma sınırları içerisinde ölçmeye uygun
olan.
7.4.3.2 Terazi, numuneyi, hem havada ve hem de su içerisinde tartmak için üzengi şekilli numune
kefesi olan ve kütleyi, % 0,1 doğrulukla tartabilen.
7.4.3.3 Su deposu, depo içerisindeki suyu, sabit seviyede tutmak için düzeneği olan ve kefedeki
numuneyi suya, sabit derinlikte, tam olarak batırmak için yeterli büyüklükte olan.
7.4.3.3 Havalandırmalı etüv, sıcaklığı (105 ±5) °C’de sabit tutabilen.
7.4.4 Deney numunesi
Deney numunesinin hacmi en az 1 litre olmalıdır. Kalıba dökülerek hazırlanmış numunede, agreganın
en büyük anma tane büyüklüğünün 25 mm’den daha büyük olması halinde, numune hacmi 50 D3’den
daha küçük olmamalıdır. Burada ; D, iri agreganın en büyük anma tane büyüklüğüdür.
Normal şartlardaki yoğunluk tayininde numune, teslim edildiği şekilde, olduğu gibi (bütün olarak)
deneye tâbi tutulur. Ancak, numune şekli veya büyüklüğünün, numuneyi olduğu gibi deneye tâbi
tutmaya uygun olmaması halinde deney, numuneden kesilerek veya kırılarak alınan daha küçük
parçada yapılır.
Deneyde, başlıklanmış numune kullanılmamalıdır.
7.4.5 Deney işlemleri
7.4.5.1 Genel
7.4.5.1.1 Kütle tayini
Bu standardda, kütlenin belirlenmesi esnasında numunenin bulunabileceği, aşağıda verilen üç durum
kabul edilmiştir:
a) Teslim alındığı (tabiî) durum,
b) Suya doygun durum,
c) Etüv kurusu durum.
7.4.5.1.2 Hacim tayini
Bu standardda, numune hacminin tayini için aşağıda verilen üç metot belirlenmiştir:
a) Su ile yer değiştirme (referans metot),
b) Numunenin gerçek ölçüleri kullanılarak hesaplama,
c) Küp şekilli numunelerde, belirtilmiş boyutların kontrol edilerek kullanılmasıyla hesaplama,
Not 1 – Kullanılan metodun hassasiyeti, numune hacminin ölçülmesi için seçilen metoda bağlıdır.
Hacmin, su ile yer değiştirme metodu ile ölçülmesi, en hassas sonucu verir. Gerçek ölçüler
kullanılarak hesaplamada hassasiyet daha düşük, belirtilmiş boyutların kontrol edilerek kullanılması
yoluyla hesaplamada ise en düşüktür.
Not 2 – Belirtilmiş boyutların kontrol edilerek kullanılmasıyla hesaplama metodunun sadece küp
numune ile sınırlandırılması, TS EN 12390-1’e göre diğer şekilli numune boylarındaki toleransın daha
fazla olmasından kaynaklanmaktadır.
7.4.5.2 Teslim alındığı (tabiî) durumdaki numune kütlesi
Numune, teslim alındığı durumda, kütlesinin % 0,1’i doğrulukla tartılır (mr ). Okunan kütle değeri,
kilogram olarak kaydedilir.
7.4.5.3 Suya doygun durumdaki numune kütlesi
Numune, (20 ±2) °C sıcaklıktaki su içerisine, 24 saat aralıkla yapılan tartımda kütle değişimi % 0,2’den
daha az hale gelinceye kadar batırırılır. Bu tartımlarda numune yüzeyindeki serbest su silinerek
temizlenir. Suya doygun numune kütlesi (ms ), kilogram olarak kaydedilir.
Not – Deneyden önce, en az 72 saat süreyle su içerisinde tutularak küre tâbi tutulan numunenin, sabit
doygun kütleye ulaştığı kabul edilir.
7.4.5.4 Etüv kurusu durumdaki numune kütlesi
Numune, (105 ±2) °C sıcaklıktaki hava dolaşımlı etüvde, 24 saat aralıkla yapılan tartımdaki kütle
değişimi % 0,2’den daha az hale gelinceye kadar tutulur. Daha sonra numuneler her tartımdan önce
157
oda sıcaklığına gelinceye kadar, kuru, hava sızdırmaz kapalı kap içerisinde veya desikatörde
bekletilerek soğutulduktan sonra tartılır. Etüv kurusu numunenin okunan kütlesi (mo), kilogram olarak
kaydedilir.
7.4.5.5 Su ile yer değiştirme yoluyla tayin edilen hacim
7.4.5.5.1 Genel
Numune, suya doygun duruma getirilmelidir.
Not 1 – Bu metot herhangi bir şekle sahip numunelerin hepsi için uygun olmakla birlikte, düzgün
geometrik şekle sahip olmayan numuneler için kullanılacak tek metottur.
7.4.5.5.2 Su içerisindeki kütle
Numunenin su içerisindeki kütlesi, aşağıda verilen işlem kullanılarak belirlenir.
Boş numune kefesi su içerisine tamamen batacak ancak depo tabanına değmeyecek şekilde su
deposu, yukarıya kaldırılır. Numune kefesinin görünür kütlesi ( mst ), kilogram olarak kaydedilir.
Not 1 – Alternatif olarak, kefe su içerisinde iken, terazinin sıfırlama ayarı dara alma yapılarak kefenin
görünür kütlesi dengelenmiş olur.
Numune, terazinin kefesine konur ve su deposu, numune tamamen suya batıncaya kadar yukarı
kaldırılır. Numune üzerindeki su derinliği, kefe su içerisinde boş halde tartırılırken, kefe üzerindeki su
derinliği ile aynı olmalıdır.
Not 2 – Numune ve terazi kefesinin yan yüzeylerinde hava kabarcıklarının bulunması engellenmelidir.
Suya batırılmış numune ve kefenin toplam görünür kütlesi (mst + mw ), kilogram olarak kaydedilir
7.4.5.5.3 Havadaki kütle
Numunenin havadaki kütlesi, aşağıda verilen işlem kullanılarak belirlenir.
Numune, terazinin kefesinden alınır ve nemli bez kullanılarak yüzeylerdeki su kurulanır. Numune
teraziye yerleştirilir ve havadaki kütle belirlenerek (ma ), kilogram cinsinden kaydedilir.
7.4.5.5.4 Numune hacminin hesaplanması
Numune hacmi, aşağıda verilen eşitlik kullanılarak hesaplanır:
7.4.5.5.5 Ölçümle elde edilen hacim
Numune hacmi, TS EN 12390-1’e göre, numunede yapılan boyut ölçümleri kullanılarak, m3 cinsinden
hesaplanır. Sonuç, on binde bir hanesine yuvarlatılarak gösterilir.
7.4.5.5.6 Belirtilmiş boyutlar kullanılarak elde edilen hacim (sadece küp numune için)
Küp numunenin, TS EN 12390-1’e uygun, kalibre edilmiş kalıp kullanılarak hazırlandığı teyit
edilmelidir.
Numune boyutları, TS EN 12390-1’e göre kontrol edilmelidir.
Küp numune hacmi, m3 cinsinden hesaplanmalı ve sonuç, on binde bir hanesine yuvarlatılarak
gösterilmelidir.
158
Şekil 1 – Beton numune hacminin su ile yer değiştirme metoduyla tayini için tipik kefe düzeneği
7.4.6 Deney sonuçları
Yoğunluk, numunenin tayin edilen kütlesi ve hacmi kullanılarak, aşağıda verilen eşitlik yardımıyla
hesaplanır :
Numunenin, deney anındaki durumu ve numune hacminin tayininde kullanılan deney metodu, deney
sonuçları ile birlikte kaydedilmelidir.
Yoğunluk tayini deney sonuçları, en yakın 10 kg/m3’e yuvarlatılarak gösterilmelidir.
159

14
May

Basınç Dayanımının Tayini

image (1)7.1.1 Kapsam
Bu deney, sertleşmiş beton deney numunelerinde basınç dayanımı tayini için yapılır.
7.1.2 Prensip
Numuneler, TS EN 12390-4’e uygun basınç deney makinasında kırılıncaya kadar yüklenir. Numunenin
taşıyabildiği en büyük yük belirlenerek beton basınç dayanımı hesaplanır.
7.1.3 Cihazlar
Basınç deney makinası, TS EN 12390-4’e uygun olan.
7.1.4 Deney numuneleri
7.1.4.1 Özelllikler
Deney numuneleri, TS EN 12350-1, TS EN 12390-1, TS EN 12390-2 veya TS EN 12504-1’e uygun,
küp, silindir veya karot biçiminde olmalıdır. Deney numunesi boyutlarının TS EN 12390-1’de verilen
boyut toleranslarına uygun olmaması halinde, bu numuneler, Ek B’de verilen işleme göre deneye tâbi
tutulabilirler.
Hasar görmüş veya şerbet sızmasından dolayı yüzü aşırı şekilde boşluklu (bal peteği görünümde)
olan numuneler deneyde kullanılmamalıdır.
7.1.4.2 Deney numunesinin şekil veya boyutlarının düzeltilmesi
Deney numunesinin şekil veya boyutlarının TS EN 12390-1’de verilenlere, toleransları aşması
nedeniyle uygun olmaması halinde, bu numuneler rededilmeli, boyutları düzeltilmeli veya Ek B’ye
uygun olarak deneye tâbi tutulmalıdır.
Numune boyutlarının düzeltilmesinde Ek A’da verilen metotlardan herhangi birisi kullanılmalıdır.
7.1.5 İşlem
7.1.5.1 Numunenin hazırlanması ve yerleştirilmesi
Numune, deney makinasına yerleştirilmeden önce, yüzeyindeki fazla su kurulanır.
Deney makinası yükleme başlıklarının yüzeyleri silinerek temizlenir ve numunenin başlıklarla temas
edecek yüzeylerinde bulunan herhangi gevşek çıkıntı veya tane alınır.
Deney numunesi ve deney makinasının yükleme başlığı arasında, aralık ayarlama blokları (TS EN
12390-4) ve ilâve plâkalardan başka yerleştirme parçası kullanılmamalıdır.
Küp numuneler, yük uygulama yönü beton döküm yönüne dik olacak konumda yerleştirilmelidir.
Numuneler, makinanın alt yükleme başlığı üzerine merkezlenerek yerleştirilmelidir. Küp
numuneler,belirtilmiş boyutunun veya silindir numuneler, belirtilmiş çapının ± %1’i doğrulukla merkeze
yerleştirilmelidir.
İlâve yükleme plâkaları kullanılıyorsa bunlar, numunenin alt ve üst yüzeylerine göre ayarlanmalıdır.
Kullanılan deney makinası iki kolonlu ise, küp numuneler, mastarlanmış yüzeyi kolona bakacak
şekilde yerleştirilmelidir.
7.1.5.2 Yükleme
0,2 MPa/s (N/mm2.s) – 1,0 MPa /s (N/mm2.s) arasında sabit bir yükleme hızı seçilmelidir. Yük,
numuneye, darbe tesiri olmaksızın, seçilen hızdan sapma, ± %10’u geçmeyecek şekilde, en büyük
yüke ulaşılıncaya kadar sabit hızda uygulanmalıdır. Göstergeden okunan en büyük yük
kaydedilmelidir.
7.1.5.3 Kırılma tipinin belirlenmesi
Deneyin tatmin edici doğrulukta yapıldığının göstergesi olan numune kırılma tipine örnekler; küp
numuneler için Şekil 1’de, silindir numuneler için ise Şekil 3’te gösterilmiştir.
Tatmin edici olmayan numune kırılma tiplerine ait örnekler ise, küp numuneler için Şekil 2’de ve silindir
numuneler için Şekil 4’te gösterilmiştir.
Kırılma şeklinin tatmin edici olmaması halinde bu durum, kırılmış numunenin gözlenen durumu, Şekil 2
veya Şekil 4’te verilenlerden en fazla hangisine benziyorsa, o tipe atıfta bulunularak kaydedilmelidir.
143
Tatmin edici bulunmayan kırılma şekli, aşağıda verilenler nedeniyle meydana gelmiş olabilir:
– Deney işlemlerinde yeterli itina gösterilmemesi, özellikle numunenin yükleme başlığına merkezî
şekilde yerleştirilmemesi,
– Deney makinasının kusurlu olması,
– Silindir numunelerde, beton numune kırılmadan önce, başlıkta meydana gelen çatlama veya kırılma.
7.1.6 Sonuçların gösterilmesi
Basınç dayanımı, aşağıda verilen eşitlik kullanılarak hesaplanır.
Burada;
Bu alan, numunenin belirtilen ölçüleri kullanılarak (TS EN 12390-1) veya Ek B’de verilen işlemle,
numune üzerinde ölçülen gerçek boyutlar kullanılarak hesaplanır.
Basınç dayanımı, en yakın 0,5 MPa (N/mm2)’ye yuvarlatılarak gösterilmelidir.
Şekil 1 – Küp numunelerin tatmin edici kırılma şekilleri
144
Not – T = Çekme gerilmesi nedeniyle çatlak
Şekil 2 – Küp numunelerin tatmin edici olmayan bazı kırılma şekilleri
Şekil 3 – Silindir numunelerin tatmin edici kırılma şekilleri
145
Şekil 4 – Silindir numunelerin tatmin edici olmayan bazı kırılma şekilleri
EK-A
Deney numunelerinin düzeltilmesi
Deney numunesi boyutlarının küçültülmesi gerekiyorsa, numune aşındırılmalı veya kesilmelidir.
Deney numunesinin yük uygulanacak yüzeyleri, aşındırma veya başlıklama yoluyla hazırlanmalıdır
(Çizelge 52).
Çizelge-52 – Düzeltme metodunun kullanım sınırları
Anlaşmazlık durumunda, aşındırma işlemi referans metot olarak kullanılmalıdır.
A.1 Aşındırma
Aşındırma işlemine tâbi tutulacak olan ve su içerisinde kür edilen numuneler, işlemden en fazla 1 saat
önce sudan çıkartılmalı ve daha sonraki aşındırma işlemine veya deneye tâbi tutulmadan önce en az
1 saat süreyle tekrar su içerisinde tutulmuş olmalıdır.
146
A.2 Başlıklama: Kükürt karışım metodu
Başlıklama öncesinde, numunenin başlık yapılacak yüzeyleri kuru ve temiz olmalı, yüzeylerdeki bütün
gevşek parçacıklar uzaklaştırılmış olmalıdır.
Başlık, mümkün olduğu kadar ince olmalı, kalınlığı 5 mm’yi geçmemelidir. Ancak küçük mertebede
bölgesel kalınlık sapmalarına izin verilebilir.
Hazır kükürt karışımlar genellikle uygundur. Alternatif olarak, başlık malzemesi, kütlece eşit oranda
kükürt ve silisli ince kumun (çoğunluğu, ISO 3310-1’e uygun 250 μm göz açıklıklı örgülü elekten geçen
ve 125 μm göz açıklıklı örgülü elekte kalan) karıştırılmasıyla hazırlanabilir. Karışıma, % 2’ye kadar
küçük oranlarda karbon siyahı da ilâve edilebilir.
Karışım, tedarikçinin önerdiği veya gerekli kıvamın sağlandığı sıcaklığa kadar, sürekli karıştırılarak
ısıtılır.
Gerekli sıcaklığa ulaştıktan sonra da karışım, homojenliğinin sağlanması ve eritme potasının
tabanında katı birikiminin önlenmesi için sürekli olarak karıştırılmalıdır.
Not 1- Eritme potasındaki karışım seviyesinin çok aşağıya düşmesine izin verilmemelidir. Aksi
taktirde, tutuşabilecek kükürt buharı oluşması tehlikesi vardır.
UYARI – Kükürt eritme işlemi esnasında, havadan daha ağır olan kükürt buharının tam olarak
atılmasını sağlayacak aspiratör sistemi çalıştırılmalıdır. Çevre kirlenmesi tehlikesini azaltmak üzere,
kükürt karışım sıcaklığının belirli sınırlar içerisinde tutulması için gerekli tedbirler alınmalıdır.
Numunenin alt yüzeyi, yatay plâka/kalıp üzerindeki, erimiş kükürt karışımıyla dolu çukura , numune
düşey konumda kalacak şekilde yerleştirilir.Aynı işlem karışım yeterli sertliğe ulaşıncaya kadar
bekletildikten sonra, üst yüzeye de uygulanmalıdır. Başlıklanmış her iki yüzeyin de birbirine paralel
kalmasını sağlamak üzere, başlıklama çerçevesi kullanılmalı ve plâka/kalıp yüzeyine, kalıp ayırıcı
olarak madenî yağ sürülmelidir.
Not 2 – Numune kenarlarından taşan fazla başlık malzemesi tıraşlanarak temizlenmelidir.
Numunenin her iki uç yüzeyine yapılan başlıkların, numune yüzeyine tam olarak yapışıp yapışmadığı
kontrol edilmelidir. Yapılan muayenede, başlıktan, başlık altında boşluk olduğunu belirten ses
gelmişse, başlık sökülmeli ve numune yeniden başlıklanmalıdır.
En son başlık yapıldıktan sonra, basınç dayanımı deneyi yapılıncaya kadar en az 30 dakika geçmiş
olmalıdır.
EK-B
Ölçüleri, TS EN 12390-1’de verilen standard boyut toleransları dışında olan deney
numunelerinin deneye tâbi tutulması için uygulanacak işlem
B.1 Prensip
Basınç dayanımı tayini deneyinden önce, deney numunesinin boyutları farklı yerlerden ölçülür ve
ortalama değer hesaplanır. Bu ortalama değer kullanılarak, numunenin yükleme yönüne dik ortalama
en kesit alanı hesaplanır.
B.2 Cihazlar
Kumpas ve cetveller: Numune boyutlarını, boyutun % 0,5’i doğrulukla ölçmeye yeterli olan.
B.3 İşlem
B.3.1 Küp numuneler
B.3.1.1 Üç asal eksen (x,y,z) doğrultusundaki boyutların her birisi için, boyutun % 0,5 doğrulukla üç
ölçüm yapılır (Şekil B.1 ve Şekil B.2). Herhangi bir boyutun, belirtilen standard boyuttan % 2 veya
daha fazla sapma göstermesi (eksik veya fazla olması) halinde numune rededilir veya Ek A’da tarif
edildiği şekilde düzeltilir.
B.3.1.2 Yükleme yüzeylerinde, her bir doğrultuda ölçülen altı değerin ortaması (xm, ym) hesaplanır ve
boyutun %0,5’ine yuvarlatılarak gösterilir.
B.3.1.3 Küp numune yükleme yüzeyinin ortalama alanı, Ac= xm . ym olarak hesaplanır ve alanın %1’ine
kadar yuvarlatılarak gösterilir.
B.3.2 Silindir veya karot numuneler
B.3.2.1 Silindir veya karotun her iki yükleme yüzeyinde, birbirine yaklaşık 60° açı teşkil eden üç
doğrultudaki çap, % 0,5 doğrulukla ölçülür (Şekil B.3). Silindir veya karot numunenin yüksekliği,
aralarında yaklaşık 120° olan üç yerden, % 0,5 doğrulukla ölçülür (Şekil B.4). Herhangi bir boyutun,
belirtilen standard boyuttan % 2 veya daha fazla sapma göstermesi (eksik veya fazla olması) halinde
numune reddedilir veya Ek A’da tarif edildiği şekilde düzeltilir.
147
B.3.2.2 Silindir veya karotun yükleme yüzeylerinin ortalama çapı, dm, altı değerin ortalaması alınarak
hesaplanır ve boyutun %0,5’ine yuvarlatılarak gösterilir.
B.3.2.3 Silindir veya karotun yükleme yüzeyinin ortalama alanı,
olarak hesaplanır ve alanın %1’ine kadar yuvarlatılarak gösterilir.
Şekil B.1 – Noktalı çizgiler, küp numunenin yükleme yüzeylerindeki ölçme yapılacak yerleri
göstermektedir.
Şekil B.2 – Noktalı çizgiler, küp numunenin yükleme yapılmayacak yüzeylerindeki ölçme yapılacak
yerleri göstermektedir.
Şekil B.3 – Noktalı çizgiler, silindir numunenin yükleme yapılacak uç yüzeylerinde ölçme yapılacak
yerleri göstermektedir.
148
Şekil B.4 – Noktalı çizgiler, silindir numune yüksekliğinin ölçüleceği yerleri göstermektedir.
EK-C
TS EN 12390-1’e göre Sertleşmiş Beton Deney Numunelerin, şekil, boyut ve toleransları:
Küpler:
Şekil 5- Küp – Anma boyutları
Toleranslar (izin verilen sapmalar )
1. Kalıptan çıkan karşılıklı yüzeyler arasındaki, seçilmiş boyut (d) toleransı, ± % 0,5’den daha düşük
olmalıdır.
2. Perdahlanmış üst yüz ile kalıptan çıkan taban arasındaki, seçilmiş boyut (d) toleransı, ± %1’den
daha düşük olmalıdır.
3. Daha sonra yapılacak deneyde yük uygulanacak olan yüzeylerin düzlükten sapma toleransı, ±0,006
d sınırları içerisinde olmalıdır. Burada, d, mm olarak kullanılır
4. Küp yan yüzlerinin, döküm esnasındaki tabana göre diklikten sapması, ± 0,5 mm’den daha düşük
olmalıdır.
Silindirler:
Şekil 6- Silindir – Anma boyutları
149
Toleranslar
1. Seçilmiş çap (d) toleransı, ± % 0,5’tir.
2. Daha sonra yapılacak deneyde yük uygulanacak olan yüzeylerin düzlükten sapma toleransı,±
0,0006 d’dir. Burada, d, mm olarak kullanılır.
3.Yan yüzün, alt ve üst yüzeylere göre diklikten sapması, ± 0,5 mm’dir.
4.Yükseklik toleransı (2d), ± % 5’dir.
5. Yarmada çekme dayanımı tayini için kullanılacak numunelerde, silindir doğrultman çizgisinin
doğrultudan sapma toleransı, ± 0,2 mm’dir.
Toleransların uygulanması
1. Numunelerin kalıptan çıkan veya aşındırılarak düzeltilen alt ve üst yüzeyleri, toleranslara uygun
olmalıdır.
2. Numunelerin, kükürt, yüksek alüminli çimento veya benzeri malzeme ile başlıklanarak düzeltilecek
alt ve üst yüzeyleri, başlıklama öncesinde Madde 1’e ve başlıklanma sonrasında Madde 2, Madde 3
ve Madde 4’e uygun olmalıdır.
Numunelerde düzlükten sapmanın tayini
Düzlükten sapma, Şekil 7’de daire ve dörtgen şekilli yüzeylerde gösterildiği gibi dört farklı yerde,
doğrultudan sapmanın ölçülmesi yoluyla belirlenir.
Şekil 7 – Daire ve dörtgen şekilli yüzeylerde düzlükten sapma ölçüm yerlerinin gösterimi

13
May

Beton

Beton; dünyada sudan sonra en çok kullanılan bir malzemedir. Ekonomik olması,
bileşenlerinin doğada bol miktarda bulunabilmesi, dayanımı ve dayanıklılığının yüksek, maliyetinin
düşük olması, işlenebilirliği, yangına karşı direnci, üretiminde az enerji gereksinimi duyması, çevre
dostu, estetik yapıların inşasına olanak sağlayan mühendislik özelliklerinden ve daha birçok özelliği ile
alternatifsiz bir yapı elemanıdır. İlkel şekliyle 5000 yıl kadar önce Mısır Piramitlerinin inşasında, Çin
Seddinin yapımında, Romalılar döneminde pek çok mühendislik yapısında kullanıldığı bilinmektedir.
Bugünkü anlamda beton 1824 yılında portland çimentonun üretilmesi ve 1848’de İngilterede ilk
çimento fabrikasının kurulmasıyla kullanılmaya başlanmıştır. Daha sonra 1903 yılında Almanyada
hazır beton kullanılmaya, 1916 yılında da betonun taşınması için transmikserler kullanılmaya
başlanmıştır.

Bugün ise özellikle kimyasal ve mineral katkıların, liflerin betonda kullanılması ile yüksek
dayanımlı betonlar üretilmektedir.
Bu teknik ve ekonomik üstünlülükleri sayesinde, beton geçmişte olduğu gibi gelecek yıllarda
da inşaat sektöründe en çok tercih edilen ve vazgeçilemez malzeme olma özelliğini sürdürecektir.
Beton; çimento, agrega, su ve gerektiğinde kimyasal ve mineral katkıların uygun oranlarda
ve homojen olarak karıştırılmasıyla oluşturulan, başlangıçta plastik kıvamda olup şekil verilebilen,
zamanla çimentonun hidratasyonu ile katılaşıp sertleşerek mukavemet kazanan bir yapı malzemesidir.
İyi beton; maruz kaldığı yüklere ve çevre etkilerine karşı hizmet ömrü boyunca, fiziksel ve
kimyasal bütünlüğünü koruyabilen, dayanımı yüksek, geçirimsiz betondur. Betonda kalitenin ölçüsü,
basınç dayanımına göre değil, betonun ekonomik ömrü boyunca maruz kaldığı çevre etkilerine ve
yüklere karşı dayanıklılığıdır.
Betonun dayanım ve dayanıklılığı, bir çok parametrenin etkisi altında şekillenmektedir.
• Kullanılan malzeme (Agrega, çimento, su, kimyasal ve mineral katkılar)
• Uygun tasarım
• Su/çimento oranı
• Üretim teknolojisi
• Yerleştirme, Sıkıştırma
• Bakım (Kür)

beton-g

 

Agregalar; beton için önemli bir bileşendir ve beton içerisinde hacimsel olarak %60-75 oranında
yer işgal ederler. Agregalar,
• Doğal kum-çakıl ocaklarından yani akarsu yataklarından, alüvyon deltalarından,
• Doğal Taş Ocaklarından kayaların kırılması ve elenmesi ile elde edilirler.
Beton agregalarının,
• Tane büyüklüğü dağılımlarının (granülometri) birbirlerinin boşluklarını dolduracak şekilde
olması,
• Yassı ve uzun taneler yerine kübik ve küresel olması,
• Sert, dayanıklı ve boşluksuz olaması, kavkı gibi zayıf maddeler içermemesi,
• İçerisindeki ince malzemenin kalitesi (kil, silt, mil vb. içermemesi),
• İçerisinde organik maddeler bulundurmaması,
• Tanelerin yoğunluklarının yüksek ve su emme oranının düşük olması,
• Parçalanmaya ve aşınmaya karşı direncinin yüksek olması,
• Donma ve çözülmeye karşı direncinin yüksek olması,
• Çimento ile zararlı kimyasal reaksiyonlara girmemesi (Alkali-Silika Reaksiyonu) istenilen
özelliklerdir.
Porland çimentolar; kalker, kil, gerekiyorsa demir cevheri ve/veya kumun öğütülüp toz haline
getirilmesi ve bu malzemenin 1400-1500 °C’de döner fırınlarda pişirilerek elde edilen klinkere %4-5
oranında alçı taşı ilave edilip tekrar çok ince toz halinde öğütülmesi ile elde edilir. Bunların dışında tek
veya birkaçı bir arada olmak üzere tras, fırın curufu, uçucu kül, silis dumanı vb. katılarak katkılı
çimentolar elde edilir.
Çimentolar fiziksel, mekanik (2,7,28 günlük basınç ve eğilme dayanımları,genleşme değerleri,
priz süreleri, inceliği) ve kimyasal özellikleri yönünden uygun olmalıdır.

Betonda kullanılan karışım suyunun iki önemli işlevi vardır.
• Kuru haldeki çimento ve agregayı ıslatarak plastik hale getirmek,
• Çimento ile kimyasal reaksiyonu gerçekleştirmek ve plastik kütlenin sertleşmesini
sağlamaktır.
İçilebilir nitelikte olan tüm sular beton karışımında kullanılabilir. İçilebilir nitelikte olmayan sular
da deneyleri yapıldıktan sonra kullanılabilir. Su mümkün olduğu kadar temiz olmalı, yağmur ve kar
suları kullanılmamalı, içerisinde şeker, klor,sülfat, yağ, kil, silt ve kimyasal atıklar bulunmamalıdır.
Karışımda suyun yeteri kadar olmaması halinde çimento hidratasyonunu tam olarak
yapamayacak, agrega tanelerinin yüzeyi tam olarak ıslanmayacağından agrega tanesi ile çimento
pastası arasındaki aderans zayıf olacak ve yeterli işlenebilirlik elde edilemeyecektir.
Taze betona kıvam kazandırmak amacıyla fazladan su katılması durumunda ise betonun
bünyesinde çimento ile reaksiyona girmeyen fazla suyun bıraktığı boşluklar yalnız dayanımı
düşürmekle kalmayacak boşluklardan içeri giren klor, sülfat gibi zararlı unsurlar beton ve donatıya
zarar verecek betonun dayanıklılığını da düşecektir (Şekil-2).

Su Miktarı Mukavemet
%20 fazla olması, %30 azalmaya
%30 fazla olması, %50 azalmaya
%100 fazla olması, %80 azalmaya neden olmaktadır.

Kimyasal beton katkı maddeleri betonun fiziksel ve kimyasal özelliklerinin bazılarında
değişiklik yapmak amacıyla beton karışım suyuna belirli oranlarda katılan katkılardır.
En yaygın kullanılan kimyasal katkılar;
• Su azaltıcılar (akışkanlaştırıcılar)
• Priz geciktiriciler,
• Priz hızlandırıcılar,
• Hava sürükleyici katkılar,
• Su geçirimsizlik katkıları,
• Antifirizlerdir.

Bitmiş bir yapıda betonun kalitesini 6 aşama belirler.
• Beton bileşenlerinin kalitesi
• Betonun tasarımı
• Betonun üretimi (Ölçme ve karıştırma)
• Betonun taşınması
• Betonun yerleştirilmesi-sıkıştırılması
• Betonun bakımı-kürü
Bu aşamalardan ilk dördünü beton tesisi gerçekleştirir. Son iki aşama olan, Yerleştirme
Sıkıştırma ve Bakım-Kür işlemleri yapıda gerçekleşir. Betonun uzun yıllar boyunca maruz kaldığı
çevre etkilerine ve yüklere karşı dayanımını ve dayanıklılığını koruması için bu iki hususa da gereken
önemin gösterilmesi gerekir.
Betonun özelliklerini önemli derecede etkileyen bu yerleştirme-sıkıştırma ve ilk günlerden
itibaren kür işlemleri dikkatli ve usulüne uygun bir şekilde yapılmalıdır.
Sıkıştırma (vibrasyon), betonun kalıbın her tarafını doldurmasını ve donatının beton
tarafından iyice sarılmasını ve beton içindeki havanın dışarı çıkarılmasını sağlamak işlemidir. Sonuçta
daha yoğun, daha geçirimsiz bir beton elde edilir. Vibrasyonun şiddeti ve miktarına dikkat edilmelidir.
Aşırı vibrasyon betonda segregasyona neden olduğu gibi, eksik yapıldığında da sıkışma
gerçekleşmeyecektir.
Betonda kullanılan vibratörler,
• Dalıcı vibratörler
• Satıh vibratörleri
• Yüzey vibratörleridir.

gbelge-beton

 

Dalıcı tip vibratör ile vibrasyon yaparken aşağıdaki noktalara dikkat edilmesi gerekir.
• Kolon ve duvar gibi brüt beton yapı elemanlarında, beton uygun kıvamda (8-12cm çökme)
max. 30 cm.lik tabakalar halinde yerleştirilmeli ve sıkıştırılmalıdır.
• Vibratör, beton içinden artık hava kabarcıklarının çıkmadığı ve yüzeyinde ince bir şerbet
tabakası oluşana kadar yaklaşık 15-30 sn kadar tutulmalıdır.
• Vibratörün bir önceki tabakaya 10 cm kadar girmesi sağlanmalıdır.(Şekil-4)
• Vibratör beton içinden yavaşca çekilmelidir. (8cm/sn)
• Vibratör betona düşey olarak daldırılmalı ve daldırma aralığı vibratörlerin etki yarıçaplarına
bağlı olarak 45-50 cm.yi geçmemelidir.
• Vibratörün kalıp yüzeyine ve donatılara temas etmesinden kaçınılmalıdır.
Betonun kürü; betonun yerleştirilip sıkıştırılmasından hemen sonra başlar ve beton yeterli nem
ve sıcaklıkta tutulur. Bunun için beton, sürekli ıslak kalacak şekilde sulanmalı veya üzeri su geçirimsiz
malzemelerle örtülmeli veya kimyasal kür bileşikleri uygulanarak beton güneş ve rüzgardan
korunmalıdır. Sıcak havalarda betonun aşırı su kaybı engellenmezse çatlaklar oluşur ve en önemlisi
hidratasyon için gerekli su kaybolur.Yapılan laboratuar çalışmalarında, kuru ortamda bulunan
betonun, nemli ortamda bulunan betona göre, %50 oranında daha az dayanım kazandığı
görülmüştür(Şekil-5). Sıcaklık ve rüzgar, betonun hızla su kaybetmesine neden olmakta, ve
sonucunda betonda çatlaklar oluşarak dayanımı ve hizmet ömrünü azalmaktadır.

Betonun Kalite Kontrolü aşağıda belirtilen şekilde yapılmaktadır.
1) Yeterlilik Kontrolü:
A) Karışıma girecek malzemelerin uygunluk deneyleri
a) Çimento
b) İnce ve iri agregalar
c) Su
d) Katkı
B) Karışım Dizaynı
İstenilen beton özelliklerini sağlayan malzemelerin cins ve miktarları belirlenir.
2) Nitelik Kontrolü:
A) Üretimin kontrolü
1.maddede belirlenen malzemenin cins, miktar ve özellik olarak üretim süresince
devamlılığının sağlanması.
B) Uygunluk kontrolü
Üretilen taze betondan numuneler alınarak 28.gün sonra dayanım testleri yapılır.
3) Yapıdaki sertleşmiş betonun kalite kontrolü:
A) Tahribatlı metot (Karot)
B) Tahribatsız metot

13
May

Aranan Özellikler

ARANAN ÖZELLİKLER
1. Taze betonda işlenebilirlik Taze betonun homojenliğini kaybetmeden karıştırılabilmesi, taşınması, yerleştirilmesi, sıkıştırılması ve perdahlanması özelliklerine “işlenebilirlik” denir. Taze betonda işlenebilirliğin döküm boyunca korunması gerekir. İşlenebilir bir beton da vibratör kullanılarak boşluksuz yerleştirilebilir. İşlenebilirliğin ölçüsü kıvamdır.


2. Betonun Kıvamı Kıvam betonun akıcılık derecesi olarak tanımlanır. Kıvam; betonun kullanım yerine, işlenilmesine ve şantiyede döküm yerine iletim şekline (pompa, kova…) bağlı olarak özenle seçilmesi gereken bir özelliktir. Kıvam değeri sabit tutulduğu sürece su/çimento oranı kontrol edilmiş olur. Kıvam, betonun akıcılığıyla veya kendi ağırlığı altında hareket etme kabiliyetiyle ilgilidir. Yayılma tablası deneyi, TS EN 12350 – 5 ‘e göre yapılmalıdır.


3. Taze Beton Sıcaklığı Taze betonun sıcaklığı, TS EN 206 ya göre +5° C’den az olmamalıdır.


4.En Büyük Anma Büyüklüğü , TS EN 206 (D max.) Beton içinde kullanılacak en iri agrega dane büyüklüğünün en dar kalıp boyutu, döşeme derinliği, pas payı, en sık donatı aralığı gibi unsurlarla uyumlu biçimde seçilmesi gerekir.


5.Sertleşmiş betonda basınç dayanımı (mukavemet) Betonun mekanik özelliklerden en önemli ve değeri en büyük olanı basınç dayanımıdır. Bunun yanı sıra betonun tüm olumlu nitelikleri basınç dayanımı ile paralellik gösterir. Bu nedenle betonun basınç dayanımını saptamakla betonun kalitesi ve betonun sınıfı belirlenir. Anlaşılacağı gibi yapıların dizaynında 28 günlük dayanım esas alınır. Betonun basınç dayanımını etkileyen faktörler aşağıda belirtilmiştir.
a) Çimento tipi ve miktarı Çimentonun cinsi ve dozajı (1 m3 betondaki çimento ağırlığı), beton basınç dayanımını etkiler. Yüksek dayanımlı çimentoların kullanıldığı ve çimento dozajının fazla olduğu durumda, beton kalitesinin arttığı bir yere kadar doğru olmakla beraber, beton basınç dayanımını belirleyen en önemli unsur su/çimento oranıdır.
b) Karışım suyu‘nun kalitesi ve miktarı Beton üretiminde en uygun miktarlarda su kullanılmalıdır. Suyun en uygun değerden az veya fazla kullanılması beton dayanımını düşürür.
c) Sıkıştırmanın etkisi Taze betonun yerleştirildikten sonra yeterince sıkıştırılmaması, boşluk oranının artmasına ve dayanımın düşmesine neden olur. Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelikte de bahsedildiği gibi vibratörsüz beton yerleştirilmesi yapılmamalıdır. Beton her ne kadar usulüne uygun hazırlanmışsa da kalıba yerleştirilmesi sırasında vibratör kullanılmıyorsa, basınç dayanımında 30’lara varan düşmeler görülür.
d) Dış Etkiler – Kür Koşulları Betonun prizi ve sertleşmesi aşamasında çevre koşullarının etkisi çok büyüktür. Taze beton yeterli dayanımı kazanıncaya kadar, mümkün olduğunca yüksek nemli ortamda korumak gerekir. Taze beton için en olumsuz hava koşulları; yüksek sıcaklık, rüzgarlı ve kuru ortamlardır. Benzer şekilde sıfırın altındaki sıcaklıklarda önlem alınmaksızın beton dökümü sakıncalıdır. Taze betonun sıcaklığı +5 dereceden az olmamalıdır. Bu derecelerin altındaki sıcaklıklarda önlem alınması gereklidir.
e) Deney Koşulları – Örnek Şekil ve Boyutları Beton örneklerinin formu, boyutları, deneydeki yükleme hızları ve yüzey pürüzlülüğü gibi faktörler beton basınç dayanımını etkiler. Beton basınç dayanımı silindir (15/30), küp (15 cm ve 20 cm boyutlu) örnekler üzerinde belirlenir. Farklı form ve boyuttaki örneklerin basınç dayanımlarının, standart örneklerin eşdeğer dayanımlarına dönüştürülmesi gerekir. Dökülecek betonun çevreden kaynaklanan etkileri önemli olup TS EN 206-1 de 9-10-11.sayfalarda anlatılmıştır.

13
May

G İşareti

TS EN 206-1 BETON STANDARDI
2004 yılı Mart ayından itibaren TS EN 206-1 standardı Avrupa ülkeleri ile uyum sağlama bakımından mecburi standart olarak ülkemizde yürürlüğe girmiştir.

BETON, çimento, agrega ve su ile gereğinde kimyasal ve mineral katkı maddelerinin Homojen olarak karıştırılmasıyla oluşan, çimentonun hidratasyonu ile özellikler kazanan, başlangıçta plâstik kıvamda şekil verilebilir, zamanla sertleşerek mukavemet alabilen visko elâstik bir yapı malzemesidir. Betonun kalitesi, tasarım, üretim, taşıma, yerleştirme amaçlar için üretilmiş olması gerekir. Betonların hazır beton tesislerinde üretimlerine ilişkin esaslar “TS EN 206-1”standardına uygun olmalıdır.

BETON ÜRETİMİNDE KALİTE KONTROL ESASLARI
Beton üretiminde kontrol edilmesi gereken ana parametreler; betonun bileşen malzemelerinin özellikleri ile bileşim oranları, taze ve sertleşmiş beton özellikleri ve bunların doğrulanması, beton özellikleri, taze betonun teslimi, imalât kontrol işlemleri, uygunluk kriterleri ve uygunluk değerlendirmesidir. Betonun üretimi ve kalite kontrolü o şekilde yapılmalı ki, kaliteye ilişkin özellikleri etkileyen, belirli değişimleri ortaya çıkarabilecek ve uygun düzenlemeler yapabilecek bir çalışmaya imkân tanınabilsin.

BETON MALZEMELERİNİN KALİTE KONTROL ESASLARI
Beton bileşenlerinin üretildikleri yerde, malzeme imalâtçısı tarafından yeterli kontrole tâbi tutuldukları ve bileşen malzemelerin tesliminde geçerli şartnameye uygunluğu belgelenmelidir. Bu işlemler yapılmamış ise beton üreticisi, malzemelerin ilgili standarda uygunluğunu kontrol etmelidir. Söz konusu beton üretiminde bileşen kontrolü (TS EN 206-1) sistemine uygun yapılmalıdır. Tasarlanmış betonun karışım oranları, kıvamı ve sıcaklığı belirlenmiş şartlara göre kontrol edilmelidir. Bu kontrol süreci betonun hedef noktada teslimini içermelidir. Betonun üretim özellikleri bir tablo düzeninde takip edilir. Söz konusu tabloda deney türü sütununa; başlangıç deneyleri, ince ve iri agrega ile taze betonun su içeriği, betonun klorür içeriği, kıvam, taze ve sertleşmiş betonun yoğunluğu taze betonun çimento içeriği, taze betonun mineral katkı içeriği, kimyasal katkı içeriği, s/ç oranı, taze betonun hava içeriği, taze betonun sıcaklığı ve küp numunelerle beton basınç dayanımı deneyi yazılmalıdır. Söz konusu deneylere ilişkin amaç ve uygulama zaman aralığı ise TS EN 206-1’den alınmalıdır. Yukarıda verilen kontrol kriterleri, özel bilgi ve tecrübe gerektiren durumlar için geliştirilebilir.

ARANAN ÖZELLİKLER
1. Taze betonda işlenebilirlik Taze betonun homojenliğini kaybetmeden karıştırılabilmesi, taşınması, yerleştirilmesi, sıkıştırılması ve perdahlanması özelliklerine “işlenebilirlik” denir. Taze betonda işlenebilirliğin döküm boyunca korunması gerekir. İşlenebilir bir beton da vibratör kullanılarak boşluksuz yerleştirilebilir. İşlenebilirliğin ölçüsü kıvamdır.
2. Betonun Kıvamı Kıvam betonun akıcılık derecesi olarak tanımlanır. Kıvam; betonun kullanım yerine, işlenilmesine ve şantiyede döküm yerine iletim şekline (pompa, kova…) bağlı olarak özenle seçilmesi gereken bir özelliktir. Kıvam değeri sabit tutulduğu sürece su/çimento oranı kontrol edilmiş olur. Kıvam, betonun akıcılığıyla veya kendi ağırlığı altında hareket etme kabiliyetiyle ilgilidir. Yayılma tablası deneyi, TS EN 12350 – 5 ‘e göre yapılmalıdır.
3. Taze Beton Sıcaklığı Taze betonun sıcaklığı, TS EN 206 ya göre +5° C’den az olmamalıdır.
4.En Büyük Anma Büyüklüğü , TS EN 206 (D max.) Beton içinde kullanılacak en iri agrega dane büyüklüğünün en dar kalıp boyutu, döşeme derinliği, pas payı, en sık donatı aralığı gibi unsurlarla uyumlu biçimde seçilmesi gerekir.
5.Sertleşmiş betonda basınç dayanımı (mukavemet) Betonun mekanik özelliklerden en önemli ve değeri en büyük olanı basınç dayanımıdır. Bunun yanı sıra betonun tüm olumlu nitelikleri basınç dayanımı ile paralellik gösterir. Bu nedenle betonun basınç dayanımını saptamakla betonun kalitesi ve betonun sınıfı belirlenir. Anlaşılacağı gibi yapıların dizaynında 28 günlük dayanım esas alınır. Betonun basınç dayanımını etkileyen faktörler aşağıda belirtilmiştir.
a) Çimento tipi ve miktarı Çimentonun cinsi ve dozajı (1 m3 betondaki çimento ağırlığı), beton basınç dayanımını etkiler. Yüksek dayanımlı çimentoların kullanıldığı ve çimento dozajının fazla olduğu durumda, beton kalitesinin arttığı bir yere kadar doğru olmakla beraber, beton basınç dayanımını belirleyen en önemli unsur su/çimento oranıdır.
b) Karışım suyu’nun kalitesi ve miktarı Beton üretiminde en uygun miktarlarda su kullanılmalıdır. Suyun en uygun değerden az veya fazla kullanılması beton dayanımını düşürür.
c) Sıkıştırmanın etkisi Taze betonun yerleştirildikten sonra yeterince sıkıştırılmaması, boşluk oranının artmasına ve dayanımın düşmesine neden olur. Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelikte de bahsedildiği gibi vibratörsüz beton yerleştirilmesi yapılmamalıdır. Beton her ne kadar usulüne uygun hazırlanmışsa da kalıba yerleştirilmesi sırasında vibratör kullanılmıyorsa, basınç dayanımında 30’lara varan düşmeler görülür.
d) Dış Etkiler – Kür Koşulları Betonun prizi ve sertleşmesi aşamasında çevre koşullarının etkisi çok büyüktür. Taze beton yeterli dayanımı kazanıncaya kadar, mümkün olduğunca yüksek nemli ortamda korumak gerekir. Taze beton için en olumsuz hava koşulları; yüksek sıcaklık, rüzgarlı ve kuru ortamlardır. Benzer şekilde sıfırın altındaki sıcaklıklarda önlem alınmaksızın beton dökümü sakıncalıdır. Taze betonun sıcaklığı +5 dereceden az olmamalıdır. Bu derecelerin altındaki sıcaklıklarda önlem alınması gereklidir.
e) Deney Koşulları – Örnek Şekil ve Boyutları Beton örneklerinin formu, boyutları, deneydeki yükleme hızları ve yüzey pürüzlülüğü gibi faktörler beton basınç dayanımını etkiler. Beton basınç dayanımı silindir (15/30), küp (15 cm ve 20 cm boyutlu) örnekler üzerinde belirlenir. Farklı form ve boyuttaki örneklerin basınç dayanımlarının, standart örneklerin eşdeğer dayanımlarına dönüştürülmesi gerekir. Dökülecek betonun çevreden kaynaklanan etkileri önemli olup TS EN 206-1 de 9-10-11.sayfalarda anlatılmıştır.

3
Mar

Onur Beton Niksar

 

Onur Beton Niksar hazır Beton Ürün Ve G Belgelendirme Konularında Firmamızı tercih etmiştir.

G Belgesi, Ülkemizde CE ye tabi olmayan yapı malzemelerinin piyasaya arzında zorunlu olan bir işarettir ve malzemeye, malzemeye iliştirilen bir etikete, malzemenin ambalajına veya malzemeye ait ticari belgelere iliştirilerek kullanılır.

Artık betonda G Belgesi olmadan piyasaya ürün arzı söz konusu değildir; dolayısıyla betonda tek zorunlu belge G Uygunluk Belgesi olmuştur.